Fallop tüplerinin sağlıklı ve açık olması, üreme döngüsünün firesiz çalışması için hayati bir zorunluluktur. Kliniklerde bu tedavi protokollerinin uygulanmasındaki en temel tıbbi nedenler şu şekilde özetlenebilir:
Hücresel Buluşmayı Sağlamak: Yumurta ve spermin yollarını tıkayan mekanik engelleri kaldırarak döllenmenin doğal ortamında gerçekleşmesinin önünü açmak,
Dış Gebelik Riskini Azaltmak: Kanalların tamamen tıkalı olmadığı ama daraldığı durumlarda, döllenen yumurta rahme geri yürüyemez ve tüpün içine yerleşerek hayati tehlike yaratan dış gebelik tablosunu tetikler. Tedavi, bu riski ortadan kaldırmak için yapılır.
Sıvı Birikimini (Hidrosalpenks) Engellemek: Tıkanan tüplerin içinde bazen toksik bir sıvı birikebilir. Bu sıvı rahme doğru geri akarak embriyonun tutunmasını engeller. Kanalların temizlenmesi veya onarılması rahim yatağının sağlığını korumak adına çok önemlidir.
Klinik şartlarında uygulanan tüp açma müdahaleleri, kısırlık (infertilite) testlerinde tek veya çift taraflı kanal problemi saptanan belirli hasta grupları için en ideal seçenektir. Yöntem şu kişiler için yüksek başarı vadeder:
Çekilen rahim filminde (HSG) tüplerinin sadece başlangıç kısmında basit mukus tıkaçları veya hafif yapışıklıklar saptanan kadınlar,
Geçmişte geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar, apandisiti yırtılması veya çikolata kisti (endometriozis) ameliyatları sebebiyle tüplerinin dış çevresinde yapışıklık gelişen hastalar,
Yaşı henüz genç olan, yumurtalık rezervi (AMH değerleri) iyi seviyede bulunan ve tüpleri açıldıktan sonra doğal yollarla hamile kalma potansiyeli yüksek olan anne adayları,
Daha önce tıbbi nedenlerle veya kendi isteğiyle tüplerini bağlatmış olan ve yeniden çocuk sahibi olmak istediği için tüp geri döndürme (tubal reanastomoz) operasyonu planlayanlar.
Üreme sağlığı merkezlerinde tüp tıkanıklıklarını gidermek amacıyla uygulanan süreçler, tıkanıklığın yerine göre ameliyatsız ya da kapalı cerrahi adımlarla şu ardışık basamaklar dâhilinde yürütülür:
Eğer tıkanıklık tüpün rahme yakın giriş kısmındaysa, ameliyatsız bir yöntem olan selektif salpingografi tercih edilir. Hasta anestezi altındayken, rahim filmi çekilir gibi incecik kılavuz mikro kateterlerle doğrudan tıkalı tüpün ağzına ulaşılır. Hafif bir sıvı basıncı verilerek basit tıkaçlar cerrahisiz olarak kolayca süpürülür.
Basınçla açılmayan sert yapışıklıklarda veya tüpün uç kısmındaki saçakların (fimbria) kapalı olduğu durumlarda laparoskopi yöntemine geçilir. Göbek deliğinden ve karın bölgesinden açılan birkaç adet milimetrik delikten kameralı mikro aletlerle içeri girilir.
Kamera yardımıyla tüpün çevresini saran ve onu büzen tüm dış yapışıklıklar lazer veya mikro makaslarla titizlikle kesilerek ayrıştırılır. Eğer tüpün ucu kapalıysa, fimbriyoplasti adı verilen yöntemle kanalın ağzı yeniden plastik olarak şekillendirilerek açılır.
Operasyonun son aşamasında, rahim ağzından yukarıya doğru “metilen mavisi” adı verilen tıbbi mavi bir sıvı enjekte edilir. Cerrah, karın içindeki kameradan bu mavi sıvının tüplerin ucundan rahatça dışarı damlayıp damlamadığını canlı olarak izler; kanalların tamamen açıldığı tescil edilerek işlem tamamlanır.
Mühendislik harikası mikro kateterlerin ve kapalı cerrahilerin üreme sağlığına entegre edilmesinin hastaya sunduğu en belirgin kazançlar şu şekildedir:
Vücudun Doğal Anatomisini Koruması: Üreme sisteminin orijinal yapısını bozmadan, yumurta ve spermin kendi doğal ortamında birleşme yeteneğini kişiye geri kazandırır.
Hormon Yükünden Kurtarması: Hastaları tüp bebek süreçlerindeki gibi her gün yapılan ağır hormon iğnelerinden, yumurtalıkların aşırı şişmesi risklerinden korur.
Kalıcı Bir Çözüm Olması: Başarılı bir operasyonun ardından kanallar kalıcı olarak açık kalırsa, çift sadece ilk bebek için değil, yıllar sonra isteyeceği ikinci veya üçüncü çocuk için de tamamen doğal yollarla gebelik elde edebilir.
Tüp açma operasyonları yüksek başarı profiline sahip olsa da, üreme hücrelerinin ve dokuların biyolojik durumuna bağlı olarak işlemin kesinlikle yapılmaması gereken durumlar saptanmıştır:
Ağır ve İleri Derece Hidrosalpenks Durumları: Eğer tıkalı olan tüpün içi çok uzun süre boyunca iltihaplı sıvıyla dolup şişmişse, kanalın içindeki kirpiksi hücreler (tüy benzeri iletici yapılar) tamamen ölmüş demektir. Bu tüpü ameliyatla açmak işe yaramaz; aksine o toksik sıvının rahme akmasını önlemek adına bu tüpün tamamen alınması veya kapatılması gerekir.
Pelvik Alanda Aktif Akut Enfeksiyon: Rahim içinde, tüplerde veya vajinal kanalda aktif bakteriyel bir enfeksiyon veya apse atağı varsa, mikro aletlerle içeri girmek enfeksiyonu tüm karın boşluğuna yayabilir; enfeksiyon bütünüyle kurutulmadan işlem yapılamaz.
Ciddi Erkek Kısırlığı Faktörünün Varlığı: Eşin sperm sayısı, hızı veya kalitesi doğal bir döllenmeyi imkansız kılacak düzeyde ağır bozuksa (veya azospermi mevcutsa), kadının tüplerini ameliyatla açmak çiftin çocuk sahibi olmasını sağlamaz. Bu olgularda zaman kaybetmeden doğrudan tüp bebek tedavisine geçilmelidir.
Klinikteki konforlu tüp açma seansı veya laparoskopi operasyonu bittikten sonra, kanalların sağlıklı kalmasını desteklemek adına ev devam sürecinde dikkat edilmesi gereken basit kurallar şunlardır:
Enfeksiyona Karşı Hijyene Dikkat Edin: Ameliyat veya kateter müdahalesinden sonraki ilk 2 hafta boyunca evde vajinal duş yapılmamalı, havuz, deniz veya jakuzi gibi ortak su alanlarından tamamen uzak durulmalıdır. İyileşme evresinde enfeksiyon kapmamak hayati önem taşır.
Karın İçi Basıncı Tırmandırmayın: İlk 10-14 gün boyunca ağır pazar torbaları taşımak, evde ağır mobilyaları itmek veya yoğun karın kası (mekik vb.) egzersizleri yapmaktan kaçınılmalıdır. Hafif ev içi yürüyüşler kan dolaşımını artırarak yapışıklık önlenmesine yardım eder.
Doktorun Önerdiği Süre Cinsel İlişkiye Ara Verin: Müdahale edilen rahim içinin ve tüp ağızlarının tamamen stabilize olması için hekiminizin belirteceği süre boyunca (genellikle işlem türüne göre 1 ila 2 hafta) cinsel birlikteliğe ara verilmesi, evde cildin ve iç dokuların korunması adına şarttır.
