Kısırlık (infertilite) teşhisi ve tedavi planlaması süreçlerinde, üreme organlarının iç yapısını anlık, canlı ve en net şekilde görmeyi sağlayan ilk ve en önemli basamak jinekolojik ultrasonografidir. Üreme sağlığı taramalarının merkezinde yer alan bu teknoloji, tamamen yüksek frekanslı ses dalgaları prensibiyle çalışır. Vücuda hiçbir radyasyon veya zararlı ışın vermeden, rahim ve yumurtalıkların anlık biyolojik haritasını ortaya koyar.
Halk arasında genellikle hamilelik başladıktan sonra bebeği izlemek için kullanılan bir cihaz olarak bilinse de; ultrasonografi aslında hamilelik öncesindeki hazırlık döneminin, yumurta havuzunun tescil edilmesinin ve kişiye özel tedavi dozlarının belirlenmesinin en büyük kılavuzudur.
Üreme potansiyeli değerlendirilirken, ultrason muayenesi esnasında üç hayati parametre milimetrik olarak taranır:
Yumurtalık Rezervi ve Antral Folikül Sayımı: Kadının yumurtalıklarında o ay yarışa katılabilecek durumda olan ve içinde üreme hücresi barındıran mikro sıvı kesecikleri (antral foliküller) tek tek sayılarak havuzun mevcut kapasitesi ölçülür.
Rahim Zarı Kalınlığı (Endometrium): Embriyonun rahim duvarına firesiz tutunabilmesi için endometrium adı verilen bebek yatağının kalınlığı, doku kalitesi ve pürüzsüz simetrisi incelenir.
Yapısal Bariyerlerin Teşhisi: Rahim içinde yerleşerek gebeliği engelleyebilecek poliplerin, miyomların, doğuştan gelen şekil bozukluklarının veya yumurta kalitesini bozan çikolata kistlerinin varlığı saptanır.
Kısırlık taramaları ve yumurta takipleri yapılırken muayenelerin karından değil, vajinal yolla gerçekleştirilmesi tercih edilir. Karından yapılan ultrasonlarda ses dalgalarının idrar torbasını, cilt altı yağ dokusunu ve karın duvarını geçmesi gerekir; bu durum özellikle mikro folikülleri sayarken görüntü netliğini azaltır.
Transvajinal ultrasonda ise cihazın mikro probu doğrudan rahim ağzına ve yumurtalıklara en yakın komşuluk alanına yerleştirilir. Mesafe kısaldığı için çok daha yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılır; böylece milimetrenin altındaki küçük yapılar, polipler ya da erken evre yumurta taslakları ekranda kusursuz bir netlikle tescil edilir. Bu durum tedavideki hata payını bütünüyle en aza indirir.
Hormon ilaçları veya iğneleriyle yürütülen tedavi döngülerinde, ultrason seansları belirli bir takvim disiplini dâhilinde şu ardışık basamaklarla ilerler:
Adet kanamasının 2. veya 3. günü ilk bazal muayene yapılır. Yumurtalıklarda geçmiş aylardan kalan aktif bir kist olmadığı doğrulanır, o ayki antral folikül sayımı tescil edilerek başlanacak ilaç dozu netleştirilir.
Hormon iğneleri başladıktan sonra hasta birkaç gün arayla düzenli kontrole çağrılır. Ekranda, folikül adı verilen sıvı keseciklerinin günde ortalama 1-2 milimetre olan büyüme hızı ölçülür ve ilaç dozları anlık olarak revize edilir.
Foliküllerin boyutları ideal olgunluk sınırı olan 18-20 milimetre aralığına ulaştığında takipler zirve noktasına gelir. Rahim zarı kalitesinin de yeterli olduğu görüldüğü an, yumurtaları olgunlaştıracak son adım olan çatlatma iğnesinin saati milimetrik olarak planlanır.
Dondurulmuş embriyo transferi aşamasına gelindiğinde, bu kez yumurtalıklardan ziyade sadece rahim zarı (endometrium) kalınlığı izlenir. Zar bütünüyle ideal süngerimsi kıvama ulaştığı gün transfer randevusu netleştirilerek döngü tamamlanır.
