Yumurtalık kistlerinin vücutta nasıl bir yol izleyeceği ve tedaviye ihtiyaç duyup duymayacağı, tamamen hangi hücresel mekanizmayla oluştuklarına bağlıdır. Klinik pratikte kistler iki ana grupta incelenir:
1. Fonksiyonel (İşlevsel) Kistler
Kadın vücudunun her ay düzenli olarak ürettiği yumurta taslaklarının (foliküllerin) çatlamaması veya çatladıktan sonra içinin sıvı dolmasıyla oluşurlar. En yaygın türleri folikül kistleri ve korpus luteum kistleridir. Tamamen iyi huyludurlar, genellikle hiçbir dış belirti vermezler ve bir veya iki adet dönemi içinde kendiliğinden eriyip kaybolurlar.
2. Patolojik Kistler
Vücudun aylık hormonal ritminden bağımsız olarak, hücrelerin kendi kendine çoğalmasıyla oluşan yapılardır ve kendiliğinden erime özellikleri yoktur.
Çikolata Kistleri (Endometrioma): Rahim içini döşeyen zarımsı dokunun yumurtalıklarda yerleşmesi ve her ay orada kanayarak koyu kahve, çikolata kıvamında bir sıvı biriktirmesiyle oluşur. Kadın kısırlığı çözümleri aranırken sıkça karşılaşılan, ağrılı seyreden bir türdür.
Dermoid Kistler: Doğum öncesi evreden kalan mikro anne karnı hücrelerinin yumurtalıkta birikmesiyle oluşur. İçlerinde saç, diş, kemik veya yağ dokusu barındırabilen ve genellikle cerrahi müdahale gerektiren kistlerdir.
Kistadenomlar: Yumurtalığın dış yüzeyindeki dokudan köken alan, içleri su veya jölemsi sıvı dolu olan ve karın içinde çok büyük boyutlara ulaşabilen iyi huylu kitlelerdir.
Küçük boyutlu kistler genellikle hiçbir dış fiziksel belirti vermez ve jinekolojik ultrason taramalarında tesadüfen bulunurlar. Ancak kistin boyutu büyüdükçe veya çevresindeki dokulara baskı yaptıkça şu klinik belirtiler tescil edilir:
Karnın alt bölgesinde, özellikle kistin bulunduğu tarafta hissedilen künt veya saplanma tarzında kasık ağrıları,
Adet periyotlarında düzensizlik, periyotlar arasında lekelenmeler veya normalden çok daha yoğun kanamalar,
Karın bölgesinde sürekli bir şişkinlik, dolgunluk, hazımsızlık ve gaz hissi,
Büyük kistlerin idrar torbasına baskı yapmasına bağlı olarak gelişen sık idrara çıkma ihtiyacı,
Cinsel birliktelik esnasında kasıkların derinlerinde hissedilen ağrı.
Kistlerin saptanması ve kişiye özel tedavi haritasının çıkarılması süreci, klinik protokoller dâhilinde şu ardışık basamaklarla yürütülür:
İlk adımda transvajinal ultrason ile kistin boyutu, iç yapısı (sıvı mı, katı mı olduğu) ve sınırları net olarak taranır. Kistin karakterini doğrulamak ve kötü huylu olma riskini bütünüyle dışlamak adına kanda özel tümör belirteçleri (Ca-125, Ca-19-9 vb.) ölçülür.
Eğer ultrasonda kistin basit bir fonksiyonel kist olduğu düşünülüyorsa, hemen bir ameliyat planlanmaz. Hastaya bir veya iki adet dönemi boyunca “bekle-gör” takvimi uygulanır. Kistin erimesini hızlandırmak adına hekim kararıyla doğum kontrol hapları reçete edilebilmektedir.
Adet bitiminde hasta yeniden muayeneye çağrılır. Kistin küçülüp küçülmediği ultrason ekranında yeniden tescil edilir. Fonksiyonel kistler bu aşamada tamamen kaybolurken, çikolata kisti veya dermoid kist gibi yapılar aynı boyutta kalır ya da büyüme gösterir.
Eğer kist çok büyükse (5-6 santimetrenin üzerindeyse), kendi etrafında dönme (torsiyon) veya patlama riski taşıyorsa cerrahi planlanır. Günümüzde yumurtalık dokusuna ve kadın rezervine zarar vermemek adına tamamen kapalı ameliyat (Laparoskopi) yöntemiyle kist kapsülü titizlikle soyularak dışarı alınır.
Akut Ağrı Uyarısı: Yumurtalık kisti olan bir kadında evde otururken aniden başlayan, bıçak saplanır gibi şiddetli bir kasık ağrısı, bulantı, kusma veya soğuk terleme gelişirse, bu durum kistin kendi etrafında döndüğünü (torsiyon) veya patladığını (rüptür) gösterebilir. Bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden acil servise başvurulması hayati önem taşır.
